Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Kurtul: Hatalarımı liste yapıp yazıyorum

Kurtul: Hatalarımı liste yapıp yazıyorum
Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, Türkiye ekonomisi için krizden söz edilemeyeceğini söyledi. 'Kalitenin bir maliyeti var ' dedi hatalarını liste yaptığını anlattı.
30.11.2011 / 07:30

Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Zafer Kurtul, Türkiye'de bankacılık, mali sektörün çok iyi durumda olduğunu belirterek, ''Bizde tüketici kredilerinin boyutları düşük. Bu da çok önemli bir avantaj. Ülkemizin bir eksik, riskli tarafı cari açık... Cari açığı çözmeden Türkiye'nin sürekli bir büyüme sağlaması mümkün değil'' dedi.


Kurtul, Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) katkılarıyla düzenlenen 20. Kalite Kongresi'nin ikinci günündeki özel oturumda yaptığı konuşmada, 2005 yılında Sabancı Holding vizyonunu oluşturduklarını, vizyonlarının; farklılıklar yaratacak kalıcı üstünlükler sağlamak, bu şekilde hissedarlarına, paydaşlarına değer yaratmak olduğunu bildirdi.


Sabancı Topluluğu'nda iş mükemmelliği ve inovasyona çok önem verdiklerini, karlılık içinde büyümeyi ancak bu temel prensiplerle geliştirebileceklerini düşündüklerini, kalitenin de bunun önemli bir parçası olduğunu ifade eden Kurtul, rekabetin değiştiğini, zorlaştığını, bilgi paylaşımının çok hızlı gerçekleştiğini kaydetti.


Kurtul, artık coğrafi sınırların ticarette bir sınırlama getirmediğini, internet kanalıyla çok farklı yerlere ürün satmanın mümkün olduğunu belirterek, dünya ticaretinin 2003'den bu yana 2 misli arttığını, sınırların kalktığı ve rekabetin çok arttığı bir pazarın önlerinde durduğunu, bu pazarda rekabet edebilmeleri için bu prensiplere, iş mükemmelliği ve inovasyona çok önem vermeleri gerektiğini vurguladı.


Ekonomik krize de değinen Kurtul, Türkiye'nin 2001 yılında çok ciddi bir kriz yaşadığını anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:


''2001 yılında hatırlıyorum, zannederim mart ayları, günlük faiz yüzde 7 bin... Bütün gece bankada sabahladığımız günler oldu. Bugün için bu tür bir krizden söz edemeyiz, Türkiye için. Fakat yurt dışındaki sıkıntıları da görüyoruz. 2001 yılından sonra, özellikle 2002, birçok reform gerçekleşti. Benim gördüğüm en kritik konu; mali disiplin. O zaman yine bir krizdi ve kamu borcunun milli gelire oranı Türkiye'de yüzde 120'ye çıktı. Faizler çok yükseldi. Biz iyi bir mali disiplinle bunu bugün yüzde 39 seviyelerine düşürdük.


Bugün için yurt dışındaki gelişmiş ülkelere baktığımızda, gelişmiş ülkelerin kamu borçlarının çok yüksek, riskli seviyelere geldiğini görüyoruz. Bu endişe verici bir gelişme. Bunun getireceği birçok konu var. Yurt dışında tüketici borcunu azaltmak durumunda, artık eski tüketim alışkanlıkları azalıyor. Hakikaten Türkiye, dış pazarlar açısından daha rekabetçi bir ortama giriyor. Dolayısıyla bu konuştuğumuz kavramlar, inovasyon, iş mükemmelliği, kalite artık Türkiye için daha önemli hale geliyor.''


''Yurt dışında bankacılık sektörü ile ilgili tedirginlik artıyor''


Yurt dışında bankacılık sektörü ile ilgili tedirginliğin arttığını, bunun da getirdiği önemli sıkıntılar olduğunu belirten Kurtul, Türkiye'nin, 2001 yılında ekonomiyi güçlendirme programı ile ilk olarak bankacılık sektörünü desteklediğini, sermaye koyduğunu, ABD'de de aynı şeyin yapıldığını, şimdi Avrupa'da bankacılık sektöründe sermaye eksikliği gözüktüğünü ifade etti.


Zafer Kurtul, ''Bizde bankacılık sektörümüz, mali sektörümüz çok iyi durumda. Birinci konu, mali disiplin... İkinci konu, bankacılık sektörümüz... Bizde tüketici kredilerinin boyutları düşük. Bu da çok önemli bir avantaj. Ülkemizin bir eksik, riskli tarafı cari açık... Cari açığı çözmeden Türkiye'nin sürekli bir büyüme sağlaması mümkün değil'' diye konuştu.


Cari açığın bir önemli nedeninin de enerjinin yanında, tasarrufların düşük bulunması olduğuna dikkati çeken Kurtul, kamunun tasarruf ettiğini, ancak özel sektörün karlılığının düşük olmasının tasarrufların önünde önemli bir engel olduğunu, inovasyon, iş mükemmelliği ve kalitenin karlılığın artmasını desteklediğini vurguladı.


Kurtul, başarının çok iyi bir ekip çalışmasıyla gelebildiğini, organizasyonel kültürün bu ekip çalışmasını desteklemesi, sistemlerin başarıyı ödüllendiriyor olması gerektiğini belirterek, Türkiye'de kalite sürecinin zaman içinde önemli bir değişim gösterdiğini, 1980 öncesine bakıldığında kaliteyi kontrol ettiklerini, son ürünün kalitesine baktıklarını, 1980'den sonra, 1990'lı yıllarda artık toplam kalite yönetimine bakmaya başladıklarını, süreçleri iyileştirmeye, işi yaparken ''kaliteli yapalım, kaliteyi güvence altına alalım'' konularında çalıştıklarını anlattı.


''Kalite süreciyle özellikle yabancı ortaklarımızdan çok şey öğrendik''


Sabancı Holding Üst Yöneticisi Kurtul, ''Kalite süreciyle özellikle yabancı ortaklarımızdan çok şey öğrendik. Brisa'yı örnek verebiliriz'' dedi.


Kalitesizliğin maliyetini de ölçtüklerini, kalitenin bir maliyeti bulunduğunu ifade eden Kurtul, ''Keşke yapmasaydım dediğiniz hikayeniz var mı?'' sorusuna da, ''Çok... Hepimiz çok iyi fikirlere sahibiz. Bu iyi fikirleri uygulamak çok önemli. Kötü fikirlerin farkına varmak daha önemli. İnsanın yaptığı birçok yanlışlar oluyor. Ben hatalarımı liste yapıp yazıyorum. Çok madde var. Bu, günlük gibi...'' karşılığını verdi.


Bu haber toplam 36 defa okundu
Arkadaşına Gönder
Yazıcı Çıktısı Al
YORUMLAR
...
Yorum: BİLKENT ÜNİVERSİTESİ TARTIŞILAMAYACAK KADAR GÜÇLÜ VE GÜZEL BİR OKULDUR..
Bu yorum NAZ ÖZKAYA tarafından yapıldı.
 
Künye |

Reklam Verin |

Sitene Haber Ekle |

Bize Ulaşın

  © 2010 Sysoft  Yeni Nesil Haber Yazilimlari                           Yazılım ve Tasarım: Sysoft Teknologie