''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Şile'deki ormanlık alanda yapılan kazıya ilişkin 3'ü tutuklu 4 sanığın, ''Ergenekon terör örgütüne üye olmak'' ve ''patlayıcı madde bulundurmak'' gibi suçlardan yargılandığı davada, dosyanın ''Ergenekon'' davalarıyla birleştirilmesi hususunun İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sorulmasına karar verildi.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ulaş Özel, Okan İşgör ve Hüseyin Yanç ile tutuksuz sanık polis memuru Yusuf Ethem Akbulut katıldı.
Duruşmada tanık olarak dinlenilen Murat Haznedar, sanıklardan hiçbirini tanımadığını belirterek, satın aldığı aracı herhangi bir kimseye emanet olarak ya da başka bir şekilde vermediğini, asker tanıdığı olmadığını ve daha önce polise verdiği beyanın doğru olduğunu söyledi.
-''Silahları oğlumla birlikte İşgör ve Yanç getirdi''-
Tanık olarak dinlenilen sanık Ulaş Özel'in annesi Selaha Nemli de evlerinde yakalanan silahları oğlu ile birlikte Okan İşgör ve Hüseyin Yanç'ın getirdiğini, bu kişileri daha önceden tanıdığını, silahların yakalanması ve oğlunun tutuklanmasından sonra hatırlamadığı biriyle evlerine gelen Yanç'ın, kendisine ''silahların Okan İşgör'e ait olduğunu' söylediğini ifade etti.
Tutuklu sanıklardan Okan İşgör ise sanık Ulaş Özel'in itiraflarına maruz kaldığını, Cumhuriyet savcısının odasında Levent Bektaş ile ilgili beyanda bulunmadığı için suçlandığını düşündüğünü ve herhangi bir suç örgütüyle ilişkisi olmadığını savunarak, tahliyesini talep etti.
Suçsuz olduğunu ifade eden sanık Hüseyin Yanç da tahliyesini istedi.
Tutuklu sanık Ulaş Özel ise kimseyle hasımlığı bulunmadığını kaydederek, ''Kimseyi itham etmek için beyanda bulunmadım. Tamamen gerçekleri anlattım. Bugüne kadar devlete çalıştığımı biliyordum. Ancak çalıştığım şahısların devlet olmadığını, 'Ergenekon' isimli bir yapı olduğunu emniyette öğrendim. Bunun üzerine ben de doğru bildiğim her şeyi anlattım'' şeklinde konuştu.
Savcılıkta ifade verirken herhangi bir baskıya maruz kalmadığını da aktaran Özel, tahliyesini talep etti.
Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bu dava dosyası ile İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen birinci ve ikinci ''Ergenekon'' dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun anlaşıldığını belirterek, bu dava dosyasının ''Ergenekon'' dava dosyalarıyla birleştirilmesi hususunda onay verip vermeyeceğinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sorulmasına hükmetti.
Tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar veren heyet, duruşmayı erteledi.
-İddianameden-
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede, ismini vermek istemeyen bir kadının 28 Temmuz 2010'da İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yaptığı ihbar üzerine, cezaevinden çıkan Ulaş Özel'in üvey babasının oturduğu tespit edilen eve yapılan operasyonda 1 kalaşnikof tüfek, 2 şarjör, 51 kalaşnikof fişeği, MKE yapımı 3 el bombası fünye grubu, 3 el bombası gövdesi ve 1 fırlatmalı aydınlatma roketinin ele geçirildiği, daha sonra Balıkesir Altınoluk'ta sahte kimlikle yakalanan Ulaş Özel'in, arama yapılan adreslerde başka mühimmatların da bulunduğu bilgisini verdiği aktarılıyor.
Şüpheli Ulaş Özel'in beyanlarına da yer verilen iddianamede, Özel'in, ''eski bir TİKKO silahlı terör örgütü üyesi olduğunu, örgüt üyesiyken teslim olup pişmanlık hükümlerinden yararlandığını, cezaevinde kaldığı sürede JİTEM isimli askeri kurumda çalıştığını, kendisine resmi kimlik ve silah verildiğini, kırsal alanda terör örgütüyle JİTEM adına çatışmalara girdiğini, yakalanan silahları kendisine Okan İşgör'ün verdiğini, kendisi gibi eski bir örgüt üyesi olan JİTEM görevlisi Hüseyin Yanç'ın da bundan haberi olduğunu, eski bir itirafçı olan İşgör'ün yanında çalıştığı dönemde iş yerine resmi birçok görevlinin geldiğini, kendisi ve arkadaşlarının 'Ergenekon' soruşturması kapsamında tutuklanan birçok şahısla irtibatlı olduğunu, kendisine bildirilen görev doğrultusunda polis memuru Yusuf Ethem Akbulut ile birlikte tanımadığı bir şahsı öldürmeye teşebbüs ettiklerini, fakat bu olayın başka bir hesaplaşmadan kaynaklandığını ve devletin menfaatleriyle ilgisi olmadığını anlayınca vazgeçtiğini'' söylediği ifade ediliyor.
Özel'in, 2005'in sonlarına doğru devletin resmi görevlilerinin yönlendirmesiyle İstanbul'da bulunan Hüseyin Yanç ile irtibata geçerek Okan İşgör'ün iş yerine gittiğini, İşgör'ün İBDA-C, Yanç'ın PKK-Kongra/Gel üyesi ve her ikisinin de itirafçı JİTEM üyesi olduğunu, Yanç'ın örgüt içindeyken bomba yaptığını ve İşgör'ün bomba yapımı konusunda Yanç'tan bilgi aldığını söylediği anlatılan iddianamede, Ulaş Özel ve Hüseyin Yanç'ın, ''Ergenekon terör örgütü üyesi olmak'' suçundan 7,5 ile 15, ''Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet'' suçundan 7,5 ile 12, ''vahim nitelikte patlayıcı madde bulundurmak'' suçundan 13,5 ile 36 ve ''resmi evrakta sahtecilik'' suçundan da 4,5 ile 11 yıl olmak üzere, toplam 33 ile 74'er yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
Okan İşgör'ün, ''Ergenekon terör örgütü üyesi olmak'', ''patlayıcı madde bulundurmak'' ve ''Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet'' suçlarından toplam 25,5 ile 63 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, tutuksuz sanık Yusuf Ethem Akbulut'un da ''Ergenekon terör örgütü üyesi olmak'' ve ''Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet'' suçlarından 10,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.