Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Yazıcı'dan perakendecilere ciro övgüsü

Yazıcı'dan perakendecilere ciro övgüsü
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı Türkiye Perakendeciler Federasyonu'nun zirvesinde konuştu. Yazıcı perakendedeki cironun GSYH geride bıraktığını söyledi.
17.12.2011 / 05:57

Hakan Göksel'in haberi


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı Türkiye Perakendeciler Federasyonunun Kartepe'de düzenlediği Perakende Zirvesi'nde konuştu. Yazıcı "Türkiye Perakendeciler Federasyonunun düzenlediği bu zirveye katılmaktan büyük keyif aldım. Perakende sektörü tüm dünyada gerek oluşturduğu ekonomik değerle, gerekse diğer sektörleri canlandırarak sağladığı iktisadi hayatta iyi bir oyuncu konumdadır." diyerek başladığı konuşmasında sektördeki cirolar hakkında bilgi veren Yazıcı "TÜİK'in verilerine göre 2003 cirosu 49 milyar dolarken 2008'de 3 kat artarak 159 milyar dolara yükseldi. 2010 yılında bu rakam 187 milyar dolara yükseldi. 2014 yılında bu rakamın 250 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. " dedi


Son 5 yılda perakende sektöründeki ciro artışının yüzde 54 olduğu bilgisini veren Yazıcı "Aynı sürede Türkiye'deki milli gelirdeki artış yüzde 40 oldu. Perakendedeki büyüme 14 puan daha fazla artmıştır " dedi.


Yazıcı gelişmiş ülkelerin ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu 2011 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren önümüzdeki yıllara dair ekonomik beklentilerin, dünyada özellikle gelişmiş ülkeler açısından menfi bir görünüm sergilediğini söyledi.


Yazıcı 'Bugün itibariyle baktığımızda, dünya ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl ortalama yüzde 4 oranında büyümesi bekleniyor. Bununla birlikte gelişmiş ülkelerde büyüme oranlarının daha aşağı seviyelere indiğini görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu yıl yüzde 1,5, gelecek yıl yüzde 1,8; Avro Bölgesinde ise bu yıl yüzde 1,6, gelecek yıl ise yüzde 1,1’lik büyüme beklentisi söz konusudur.' dedi.


TÜRKİYE EKONOMİSİ


Türkiye’nin yanı başımızdaki Avrupa’da ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan sıkıntılara rağmen Türkiye istikrarlı bir büyüme eğiliminin sürdüğünü söyleyen Yazıcı "Dünyanın ekonomik krizle sarsıldığı bir dönemde, Türkiye yılın ilk yarısında yüzde 10,2 seviyesinde büyüme başarısı yakaladı. Son açıklanan verilere göre, ekonomimiz 2011 yılının ilk dokuz aylık döneminde reel olarak yüzde 9,6 oranında büyümüştür. Bu büyüme hızı ile Türkiye dünyanın en fazla büyüyen ekonomisi olmuştur" dedi.


Artık OECD, Avrupa Birliği ve G20 ülkeleri arasında çok güçlü performans gösteren sayılı ülkelerden biri konumunda olduğumuzu aktaran Yazıcı "Türkiye ekonomisinin kaydettiği büyüme istihdamı arttırıcı bir etki yapmıştır. Pek çok ülkede işsizlik oranlarının yüksek seviyede seyrettiği bir dönemde, ülkemiz bu yılın üçüncü çeyreği itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre ilave 1 milyon 689 bin kişiye istihdam sağlanmıştır. 2009 yılının ikinci yarısından itibaren ülkemizde işsizlik, dünyadaki yükselme eğiliminin tersine, düşmektedir. 2010 yılında %11,9’a düşen işsizlik oranı bu yıl yüzde 8,8’e gerileyerek son 10 yılın en düşük seviyesine ulaşmıştır." dedi


Satın alma gücü paritesine göre milli gelir sıralamasında yaklaşık 1 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ile Türkiye'nin dünyanın en büyük ekonomileri arasında 16. sırada olduğunu söyleyen Yazıcı "2003 yılından bu yana tavizsiz bir şekilde uyguladığımız mali disiplinin bir sonucu olarak kamu açıklarını da önemli oranda azalttık. Bu kapsamda, 2002 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya oranı %10 olan kamu açığı, 2006 yılında fazlaya dönmüştür. 2009 yılında küresel ekonomide yaşanan finansal krizin etkisiyle %5,1 seviyesine yükselen kamu açığı, krize karşı alınan tedbirlerin kararlılıkla uygulanması ve ekonomideki hızlı toparlanma sonucunda 2010 yılında %2,3 seviyesine gerilemiştir. Bunun bir göstergesi olarak, 2002 yılında toplam varlıklarının %23’ünü kredi olarak kullandıran bankalar, 2011 yılı Nisan ayı itibarıyla varlıklarının %53,7’sini kredi olarak kullandırmıştır.Aynı dönemde, 36 milyar Dolar olan dış ticaret hacmi, 130 milyar dolara çıkmış, cari açığın Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı düşmeye başlamıştır. dedi


Türkiye aldığı bu mesafeyi sanayicisiyle, iş adamıyla, tüccarıyla, ihracatçısıyla yol katettiğini belirten yazıcı "Ancak biz bu başarıyla yetinmiyoruz ve hükümet olarak cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında; dünyada ilk 10 ekonomi arasında yerini almış, 500 milyar dolarlık ihracat potansiyeline ulaşmayı başarmış, üretim yapısını; daha fazla katma değer üreten, daha yüksek teknoloji kullanan, ihracat odaklı bir yapıya dönüştürmeyi gerçekleştirmiş bir Türkiye hedefledik' dedi


PERAKENDE SEKTÖRÜ


Perakende ticaretin, sürdürülebilir ekonomik kalkınma için önemli bir sektör olduğunu söyleyen Yazıcı "Bu itibarla, perakende hizmetleri, binlerce ürün tedarikçisi ve tüketiciler arasında cereyan eden, modern ekonominin önemli bir aracı konumundadır." dedi.


Yazıcı "Türk perakende sektörü; %40’ı 20-45 yaş aralığında olan Ülkemiz genç nüfusu ile, ekonomik büyümesi ve tüketim potansiyeli ile özellikle yabancı yatırımcılar arafından ilgiyle takip edilmektedir.


Bu anlamda, daha iyi işleyen perakende sektörünün, büyüme ve istihdam açısından öncü bir sektör olacağı açıktır. Dolayısıyla perakende, ihmal edilemeyecek ve her fırsatta desteklenmesi gereken bir sektördür." dedi.


"Bizler, bir ülkenin en önemli zenginliğinin girişimciler olduğuna ve bir ülkenin girişimciler eliyle zenginleşeceğine inanıyoruz." diyen Yazıcı "Devlet olarak bizim görevimiz; sizlerin önünüzdeki engelleri kaldırmak, zorluklar karşısında size destek vermektir." dedi.


ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ


Alışveriş kültürünün çok eski olduğunu anlatan Yazıcı büyük çarşıları, bedestenleri, hanları, bulunduğumuz tüm coğrafyalarda inşa etmiş bir millet olduğumuzu hatırlattı ve " Bu çarşılar, aynı zamanda, o kentteki, bölgedeki hayat biçimi hakkında bize ipuçları verir. Aynı zamanda bu çarşıların kendine özgü esnafını ve tüketiciyi koruyan bir yapısı vardı. Diyarbakır’da Hasan Paşa Çarşısı, Saraybosna’daki Başçarşı bizim ticari kültürümüzün bir yansımasıdır. İstanbul’un Kapalıçarşısı, Mısır Çarşısı dünyanın ilk alışveriş merkezi örnekleridir. Kapalıçarşı'nın temeli 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından atılmıştır. Geçmişte burası; her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşı idi.En büyük ve en eski alışveriş merkezi, en gizemli ve görkemli yerlerinden biri olan Kapalıçarşı yüzyıllar önce banka gibi çalışmış, adeta ekonominin kalbi olmuştur. Ancak bir yandan da unutmamak gerekir ki bu çarşıların kendilerine özgü bir kimlikleri vardır." dedi


Günümüzde alışveriş merkezleri tüketim kültürünün sembolüyken geçmişte kervansarayların, çarşıların, bedestenlerin aynı zamanda üretim merkezleri olduğunu belirten Yazıcı "Toplumların ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda geçirdiği dönüşüm; içinde yaşanan mekânın şekillenmesinde oldukça etkilidir. Dünün bedestenleri, bugünün marketleri, alış veriş merkezleri olmuştur." dedi.


Türkiye'de 2002'de 60 olan alışveriş merkezi sayısının 298, 2013'de ise bu rakamın 360'a ulaşması öngörüldüğünü, organize perakende sektörünün çalışan sayısının 2005 yılında 280 bin kişi iken, 2011’de 600 bin kişiye ulaştığı bilgisini veren Yazıcı "5 yılda yaşanan yüzde 100’ün üzerindeki artış, sektörün büyüme potansiyeli kadar uzun vadeli istihdam politikasını da yansıtmaktadır. Bu durum Türkiye’nin ekonomisindeki son yıllardaki olumlu gelişmeyi gösteren bir arz-talep buluşmasıdır. Organize perakende sektöründeki bu büyümenin, sosyal ve ekonomik açıdan diğer sektörler üzerinde müspet ve menfi birtakım etkileri vardır. Alışveriş merkezleri ve büyük mağazalar; Ticaret hacminin artması,Kayıt dışılığın önüne geçilmesi, Vergi kayıplarının önlenmesi, Kayıtlı istihdam ile işçi sağlığı ve güvenliğinin temin edilmesi gibi konularda ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır." dedi.


Organize perakende alanındaki hızlı büyümenin; trafik, imar sorunları, üretici ve tedarikçilerin mağduriyetleri gibi sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Yazıcı "Önümüzdeki süreçte alışveriş merkezleri ve mağazaların önemi artarak devam edecektir. Ancak insanların alışveriş etme biçimlerinin değişmesiyle birlikte perakende sektöründe de gelişmeler yaşanacaktır." dedi.


Elektronik ticaretin giderek büyüyen ve gelişen bir alan olduğunu söyleyen Yazıcı, "Türkiye İstatistik Kurumunun 2011 yılı verilerine göre; Türkiye genelinde hanelerin %43’ü internet erişim imkânına sahiptir. 16-74 yaş aralığında internet kullanıcılarının %90’ı, internetten düzenli olarak faydalanmaktadır. Geçtiğimiz yıl internet kullanıcılarının %15’i internet üzerinden mal ve hizmet alımı gerçekleştirirken, bu yıl bu oran %19’a yükselmiştir.Bu doğrultuda, önemi günden güne artan elektronik ticaretin hukuki alt yapısını oluşturmak üzere gerekli adımları attık.Önümüzdeki dönemde elektronik ticarete ilişkin yasayı da ülkemize kazandıracağımızı burada söylemek istiyorum." dedi.


KONUNUN HUKUKİ BOYUTU VE BU YÖNDEKİ ÇALIŞMALAR


Hükümet olarak konunun tüm yönlerini görmek ve tüm tarafların çıkarlarını hakkaniyet ve hukuk devleti ilkesi çerçevesinde korumak mecburiyetinde ve amacında olduklarını bildiren Yazıcı ' Yapacağımız düzenlemeler ile öncelikle bakkal, manav, kasap gibi geleneksel perakendeci kesimin işsizlik problemi ile karşı karşıya kalmaması için bir takım tedbirler öngörmekteyiz. Alış-veriş Merkezlerinin imar planlarında ayrılmış alanlarda veya uygun alanlarda kurulmaları doğru bir uygulama olacaktır.


Bu sayede çevre kirliliği ve trafik yoğunluğunun da önüne geçeceğiz. Ayrıca, konuyla ilgili temel yaklaşımlarımızdan biri de, büyük marketlerde gerekli standartlardaki yerel markalara özel bölüm ayrılmasıdır. Bu sayede, yerel üretim kapasitesini desteklemeyi de hedefliyoruz. Yapılacak düzenlemelerin hedeflerinden bir diğeri de; Rekabet Kurumu’nun da üzerinde hassasiyetle durduğu, perakende ve üretim sektöründe tekelleşmeye giden yoğunlaşmaların kaldırılması ve haksız rekabetin önlenmesidir." dedi.


Yazıcı "640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na organize perakende ticarete yönelik düzenlemeler yapma görevi verilmiştir. Bu doğrultuda, Bakanlığımızca çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan Rekabet Kurumu tarafından sektörde yaşanan rekabet sorunlarının tespitine yönelik olarak “Türkiye Hızlı Tüketim Ürünleri Perakendeciliği Sektör İncelemesi Çalışmalarına” başlanmıştır. Bu itibarla, Rekabet Kurumu’nun sektöre yönelik çalışmaları ve sektördeki tüm kesimlerin talepleri dikkate alınarak, organize perakende sektörünü düzenlemeye yönelik çalışmaları mümkün olan en geniş katılımla yapmak istiyoruz." dedi.


Yazıcı son olarak "Sektörde yer alan ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlar ile meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşlarının belirlenerek bir çalışma grubu oluşturulacak. Böylece sektörde yer alan tarafların ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirleyerek; adil ve etkin bir rekabet ortamının tesis edilmesini sağlayacak bir düzenlemeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Perakende Sektöründe faaliyette bulunan ulusal marka sahibi firma temsilcileri ile yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda sektörün karşılaştığı sorunların çözümü için “Perakende Sektörü Eylem Planı”nı hazırladık." dedi


Yazıcı bakanlığın çalışmalarında perakende sektörünün desteğinin ve işbirliğinin son derece önemli olduğunu aktardı


Bu haber toplam 46 defa okundu
Arkadaşına Gönder
Yazıcı Çıktısı Al
YORUMLAR
...
Yorum: BİLKENT ÜNİVERSİTESİ TARTIŞILAMAYACAK KADAR GÜÇLÜ VE GÜZEL BİR OKULDUR..
Bu yorum NAZ ÖZKAYA tarafından yapıldı.
 
Künye |

Reklam Verin |

Sitene Haber Ekle |

Bize Ulaşın

  © 2010 Sysoft  Yeni Nesil Haber Yazilimlari                           Yazılım ve Tasarım: Sysoft Teknologie