Öğrenciler ve Cemaat Yurtları (Enes Kara)

Öğrenciler ve Cemaat Yurtları ! Geçen günlerde Enes Kara’nın hayatına son vermesi ve son mesajı hepimizi derinden üzmüştü. Bir çocuğun “yaşama hevesimi kaybettim” diyerek hayatına son vermesi ve anlattıkları her aile bireyine bir ders olmalı. Bu konu hakkında Türk Eğitim-Sen de sessiz kalmadı.

Türk Eğitim-Sen Enes Kara hakkında açıklama yaptı. Bu açıklamayı kesinlikle okumalısınız…

“Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara’nın hayatının baharında aramızdan koparılması toplumun geniş kesimlerinde büyük bir üzüntüye ve öfkeye yol açmıştır. Adları taciz, tecavüz ve katliamlarla anılan cemaat yurtları, bu kez de bir gencin çaresizliğe mahkum edilmesi ve adım adım hayattan koparılmasıyla karşımıza çıkmıştır.

Elazığ, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara “yaşam sevincimi ve hevesimi yitirdim” diyerek kendi eliyle yaşamına son vermiştir. Bu hazin sondan kısa bir süre önce bıraktığı video ile başta tarikatlara, siyasal iktidara olmak üzere ama ciddi bir kamusal ve toplumsal denetim için emek ve meslek örgütlerine ve topluma ağır bir borç bırakmıştır: Enes Kara’nın geride bıraktığı şey, ne yazık ki “Beni ölümden vazgeçiremediniz ama başkaları için bir şeyler yapın” diyen bir çığlık… Enes Kara’nın Anne babasına ve muhafazakâr ailelere bıraktığı borç ise oldukça somut bir talebi içeriyor: “Ailemden şunu rica ediyorum. Kardeşlerime daha toleranslı davranın, onları bu konuda zorlamayın. Kardeşim şu anda imam hatipte okuyor ama imam hatipte okumak istemiyor. İstemediğini söyledi ama ailem için hiçbir şey ifade etmedi.”  Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak Enes Kara’nın bu mesajını paylaşıyor ve tüm ailelerin çocuklarının söz, karar ve iradelerini saygıyla karşılamaya çağırıyoruz.”

Öğrencileri Cemaat Yurtlarına Mahkum Eden Bu Düzen Değişmelidir! (Enes Kara)

ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN ETRAFINI ÇEVRELEYEN HAYAT ÇOĞULDUR, RENKLİDİR

“Okullarda din derslerini zorunlu olarak sürdürmek, seçmeli dersleri adeta ‘zorunlu’ dersler gibi seçtirmek, imam hatip liselerine öğrencileri ve ailelerini yönlendirme yoluyla özendirmek, zorlamak, dini vakıf ve derneklerin il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile yapılan protokollerle bu yapıların “örtük müfredatını” eğitimin görece kamusal olan içeriğine ‘sızdırmalarını’ sağlamak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı devasa bütçesi ile yetişkinler kadar çocukların eğitimine de müdahale edecek biçimde güçlendirmek ve Kur’an Kurslarını okul öncesi eğitime denk diploma verecek biçimde meşrulaştırmaya çalışmak, öğrencilerin yurt gereksinmelerini kamusal olarak karşılamayarak özellikle yoksul ve muhafazakâr velileri çocuklarını tarikat yurtlarına kimi zaman zorla kimi zaman da ikna ile yollamalarını sağlamak… Enes Kara ve öncesinde vahim sonuçları olan benzer olayların kökeninde işte bu yaklaşımlar vardır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatta kalması ve demokratik bir eğitim alması, bu dinci döngünün kırılmasına ve kamusal, bilimsel ve laik eğitimin yaşama geçirilmesine bağlıdır.

Siyasal iktidara çağrımızdır: Çocukların ve gençlerin etrafını çevreleyen hayat çoğuldur, renklidir, kamusaldır, hayat farklı olan kişi ve topluluklarla etkin karşılaşmalara açıktır. Dindar ve kindar bir nesil yetiştirme arzunuzun yaşamda karşılığı yoktur. Ancak oluşturduğunuz kamusal ve toplumsal denetimden uzak yapılar, yaşamla bağları zayıflatılmış çocukların yaşamına mal olmaktadır.

 Geleceğe güvenle bakması gereken, özgüveni ve yaşam enerjisiyle de topluma umut olması beklenen gençlerimizin hayatlarının bu şekilde karartılması, siyasi iktidarın yıllardır izlediği toplum mühendisliğinin bir sonucu olarak görülmelidir.

Çünkü çocuklarımız ve gençlerimiz, bir taraftan sistematik olarak izlenen politikaların, diğer taraftan da bu politikalara “rıza” gösteren ailelerin tahakkümü altında, temel hak ve özgürlükleri yok sayılarak ve iradeleri hiçleştirilerek şekillendirilmek istenmektedirler.”

YÜKSEK SESLE “ARTIK YETER” DEMELİYİZ.

“Öğrencilerimizin kendi potansiyellerini ve yaratıcılıklarını ortaya çıkarması ve geliştirmesi gereken eğitim sistemi, bunun tam aksine çalışarak öğrencileri siyasi iktidarın makbul gördüğü bireylere dönüştürmeye hizmet etmektedir. Bu nedenle eğitim politikalarıyla, cemaatlere terk edilen yurtlarla, bağnazlıkla, ailelerin çocuk üzerindeki tahakkümüyle ve bu sistemi korumak için seferber edilen iktidar politikalarıyla çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamları ağır bir kuşatma altındadır.

Bu sorunu sadece kamu ya da özel yurt sayılarıyla anlamaya çalışmak gerici, baskıcı, yasakçı, otoriter, cinsiyetçi ve ırkçı bu kuşatmayı sadece bir yönüyle ele almak olacaktır. Halbuki sorun, öğrencilerimizin kamusal, parasız ve nitelikli yurtlarda barınma hakkının sağlanmasının yanı sıra onlara demokratik, özgürleştirici, eşitlikçi ve laik bir barınma ortamının da sunulmasıyla çözülebilecektir. Böylesi bir politika ise mevcut düzenin kökten bir değişime uğratılmasını zorunlu kılmaktadır.

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki, yalanlarına, yolsuzluklarına ve yoksullaştırma politikalarına dini ortak edenlerin, iktidarlarını korumak pahasına çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamlarını değersiz görenlerin, dini tarikat ve cemaatlerin eğitim sisteminde kök salmasını sağlayanların karşısında öğrencilerimizi yalnız bırakmamalıyız! Sesimizi, sözümüzü daha gür çıkarmalı, yüksek sesle “artık yeter” demeliyiz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak bizler buradayız! Bu düzeni ancak birlikte değiştirebiliriz!”  (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)


Etiketler: 75 okunma
Bilgilendirme

Bu içeriğin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından turkiyeajans.com hiçbir şekilde sorumlu değildir. turkiyeajans.com 5651 Sayılı Kanun kapsamında BTK Yasalarına Uygun Hareket etmeyi esas alır Bu sebeple içerikleri ve yorumları kontrol etme ya da araştırma yükümlü tutulamaz Hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu düşündüğünüz içeriği iletişim adreslerinden bildirebilirsiniz. En Kısa sürede dönüş yapmaya çalışacağız.

Risk Açıklaması:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. turkiyeajans.com sitesinde kullanılan kaynaklardaki herhangi bir hata/eksiklikten dolayı, sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve üçüncü kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan turkiyeajans.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir