Sağlık 

Sağlık Çalışanlarından “Sözleşmeli İstihdam”a Karşı Eylem

Düzce’de sağlık çalışanları, sağlıkta sözleşmeli istihdam modellerine isyan etti.

SES Düzce İl Temsilciliği ve TÜM-RAD Derneği tarafından gerçekleştirilen ortak basın açıklamasında, sözleşmeli sağlık çalışanlarının sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.

Uzun yıllardır 4/B li çalışanlar kadroya alınmadığı dile getirilen açıklamada; “Yine 2016 sonrası OHAL sürecinin hayatımıza kattığı yeni bir istihdam modeli olan, kamuda 3+1 olarak çakılı sözleşmeli atamaları temel istihdam biçimi haline getirilmiştir. Hatta son zamanlarda Sağlık alanına İş Kur üzerinden işçi alımları yapılmaktadır” denildi.

Sözleşmeli Çalışma Nelere Sebep Olmakta?
Sağlık emekçilerinin sözleşmeli olarak çalıştırılmaları en başta ciddi bir gelecek kaygısına neden olduğu ifade edilen açıklamada; “Sürekli aileye ve aile bütünlüğüne vurgu yapanlar, sözleşmeli sağlık emekçilerinin bu haklarını yok sayarak aslında kendisiyle çelişip, çok ciddi mağduriyetleri görmezden gelmektedir. Yüzlerce 4B’li sözleşmeli personel aileleriyle aynı şehirde bile yaşayamamaktadır, çocuklarını, eşlerini kilometrelerce uzakta bırakarak ekmeğinin peşinde koşan sağlık çalışanlarının aileleri parçalanmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Grup adına açıklamayı yapan Ses Sendikası Düzce Temsilcisi Cemal Yılmaz, sözleşmeli çalışmanın eksileri şu şekilde sıraladı:

“-Sözleşmeli çalışan eğitim durumu mazeretiyle tayin olamamaktadır.
-Sözleşmeli çalışma; görevde yükselmede, tayin ve terfilerde kariyer ve liyakat ilklerini, adaleti ortadan kaldırmaktadır.
-4/B’li sözleşmeli çalışan istifa ettiği takdirde bir yıl geçmeden 3+1’li olarak bile atanamamaktadır.
-Sözleşmeli-4/B li İstifa edersen seni 1 yıl atanamamaktadır. Atandıktan sonra ise 3+1 modeli ile atandığında, tekrardan en az üç sene daha sözleşmeli çalıştırılmaya mahkum edilmektedir. -Bir çok özlük hakkından mahrum bırakılan sözleşmeli sağlık emekçilerinin nöbet ücretinden %14 SGK kesintisi yapılmaktadır.
Dolayısıyla kadrolu memurdan önce vergi dilimine girip kadrolu memurdan daha çok vergi ödemektedir. Her yerde ve her zaman sağlık emekçileri olarak şunu yüksek SES’le dillendirdik ve dillendirmeye de devam edeceğiz; sağlık bir ekip işidir ve ayrıştırılamaz. Sözleşmeli istihdam modelleri (4B, 3+1, 4D, taşeron) sağlık emekçilerini ve sağlık hizmetlerini parçalamaktadır.

Geçici istihdam modellerinin arkasında yatan asıl amaç sağlık hizmetlerini daha kolay özelleştirmek, çalışanları birbirine rakip hale getirmek, örgütsel bütünlükleri parçalamak, ekip anlayışına dayalı dayanışmaları yok etmeye çalışmaktır. Ama biz sağlıkta emek üretenler olarak, bir ekip olduğumuzu ve ayrıştırılmaya da, sömürünün derinleştirilmesine karşı daha güçlü örgütleneceğiz. ”

İnsan İhaleyle Çalıştırılmaz, Sağlıkta Taşeron Olmaz
Pandemi sürecinde 4D’li sağlık işçisi çalışanlar ve taşeron çalışanların işin büyük kısmını sırtlamalarına rağmen performans ödemesinden bir kuruş bile faydalanamadığını savunan Yılmaz, “Tomografi ve MR gibi görüntüleme merkezlerinde taşeron işçisi olarak çalışan radyoloji teknisyenleri ön saflarda mücadele verdiler, korona virüse maruz kalıp enfekte oldular. Gelinen noktada 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun sözleşmeli istihdamı “zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işler” ile sınırlayan düzenlemesi adım adım genişletilmiştir.
Sağlık hizmetinin bölünüp parçalanması ve taşeron şirketler aracılığıyla gördürülmesi, sağlık hizmetinin doğasına aykırıdır. Sağlık hizmetlerinde süreklilik, bütünlük ve istikrar esastır; güvenceli çalışma tüm sağlık emekçilerinin hakkıdır. Sağlık alanında başta olmak üzere, taşeron, sözleşmeli, vekil ayrımı yapılmadan güvencesiz biçimde istihdam edilen tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçileri kadrolu statüde güvenceli çalıştırılmalıdır. Kamu hastanelerinde taşeron şirketlere devredilen görüntüleme hizmetleri ve buralarda şirketlerde çalışan radyoloji teknisyeni arkadaşlarımız başta olmak üzere, tüm sağlık çalışanlar kamuda güvenceli biçimde istihdam edilmelidir” dedi.

Kadrolu ve Güvenceli iş’in Hukuksal Boyutu
“Herkes Anayasal hakkı olan güvenceli iş hakkına sahip olmalıdır” diyen Yılmaz, sağlık emekçilerinin talepleri şu şekilde sıraladı:

-Yoksulluk sınırı üzerinde temel ücret istiyoruz
-Eğitim durumu gözetilerek ek gösterge hakkımız artık hayata geçirilmelidir.Hizmetli personel dahil herkes eğitim ve görev durumuna göre ek göstergeleri artırılmalıdır.
-Pandemi sürecinde yaşanan performans ödemleri sırasındaki adaletsizlikler giderilmelidir. Herkese görev ve eğitim durumuna göre ek ücret seyyanen verilmelidir. Bu ücret temel maaşa yansıtılmalıdır.
– Biz Sağlık Emekçilerine verilen sözün tam manasıyla yerine getirilmesini, Çok riskli iş kolu olduğumuz göz önüne alınmalı ve yıpranma hakkımız 5 yıla 1 yıl şeklinde acilen düzenlenmelidir
-Sağlık alanındaki personel yetersizliği derhal giderilmeli, yeni atamalar kadrolu, güvenceli yapılmalı, 4B – 4C – 4D sözleşmeli, taşeron, kısmi zamanlı ücretli, vekil vb. istihdam modelleri ile çalıştırılan bütün sağlık ve sosyal hizmet emekçileri hemen şimdi 4A kadrosuna geçirilmelidir.
-İhraç Edilen tüm Sağlık Emekçilerinin dosyaları ivedilikle incelenip göreve dönmeleri sağlanmalıdır
-Kamuda, sağlık alanında liyakatli, ehliyetli idarecilerin görev başına getirilmeli, sözleşmeli yöneticilere verilen binlerce liralık israfa son verilmelidir.
-Son olarak hala devam eden Pandemi Sürecinin cefakar sağlık emekçilerini, ekonomik ve sosyal hakları için mücadele eden İzmir Dokuz Eylül Üniversitesindeki tüm Sağlık Emekçilerini, pandemi süresince elde ettikleri Nöbet ücreti mücadelesini kazanan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarını buradan selamlıyor,alkışlıyoruz.
– Tüm Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçilerini de ortak mücadeleye çağırıyor, hep Birlikte SES ile Sesimizi duyurmaya davet ediyoruz, katılım gösteren tüm Kurum Temsilcilerine, çok Kıymetli Sağlık Emekçilerine ve İstanbuldan İlimize gelen ve desteğini esirgemeyen TÜM RAD DER e teşekkür ediyoruz.” (BSHA)

Türkiye Ajans

Benzer Haberler

Leave a Comment