Asıl İslam’ı yaşamak

Kutsal günleri kutlamak en kolay’ımıza gelenıdır değil mi.Kutlarız ve ritüel yerine gelmiş olur.Peki bunun fakir fukara’ın hayatına olumlu bir getirisi var mı?Yok!..Oysa teorinin; pratiğe tatbikidır asıl olan.Yani o kutsal gün ve gecelerin kutsiyettı,sizin bir gariban’ı sevindirmekle mümkündür.

Böyle malum anlarda sahi kaçımız evde pişirdiğimız çorbadan bir tabak alıp komşuya götürmüşüz.Veya bir yetimin kapısını çalıp,cebine bir harçlık koymuşuz.

Kaçımız biz tokken;aç yatan komşumuzun ahvalinden haberdarız?.

Ne oldu’uhuvet(kardeşlik)”mefhumu, iflas mı etti?
Biliyorum belki çoğunuz tepkilenceksiniz bu yazdıklarıma…Ama gerçek Güneş gibi ortada… Nasıl inkâr edilir.

İnkâr söz konusu edilirse;Devekuşu’nun avcıyı görüp kafasını kuma soktuğu duruma düşmeyi göze almak gerekir.

Hz Ebubekir in, okuduğu bir sureden etkilenip,tüm varını ,yoğunu yoksullara dağıttığı gibi ,bizimde öyle bir şeye yeltenmemiz mümkün mü sizce?..Hele bu zamanda!..

Elbette mümkün değil…Bazen dünya malı’nın her şeyin önünde akıp gitti, dünya hevesat’tının uhrevi değerleri bastırdığı göz ardı edilemez bir gerçektir.

“Dünyasını abad eden; ahiretini berbat eder” konjonktür’ü kaçınılmaz olur ki ;bunun vehametı öbür dünyada anlaşılır.

Hiç kusura bakılmasın.İslam dini öyle yan gelip, yatma dini değildir.

Bilakis, keyfini düşünmek değil; keyif’sizlerin derdine derman olmaktır.

Karnı tok ken,ibadet yapmak ta değildir İslam… Bir yoksulun,bir yetimin,bir düşkünün ayaklarına kadar gidip,ona yardım etmektir.

Bunlar İslam’ın özüne uygun olarak tahakkuk ediliyorsa,o zaman buyurun İslam’ın tüm kaidelerini,ön görülen tüm ibadetleri huşu içinde gönül rahatlığıyla yapın.

Yapın ki, dışarda görenler size gıpta edip,”İşte asıl İslam bu “diyerek bu yüce dinin muhteşem nimetlerinden istifade etsinler.


Etiketler: 19 okunma Kaynak: Urfa Yaşam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir