Ümit Özdağ’dan Azerbaycan mesajı: “Türkiye-Azerbaycan kardeşliği baki kalır”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilere yönelik sosyal medya paylaşımlarına tepki gösterdi. Azerbaycan’ın bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu vurgulayan Özdağ, iki ülke arasındaki kardeşliğin korunması çağrısında bulundu.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasında son günlerde sosyal medyada gündeme gelen tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Özdağ, Azerbaycan’a yönelik paylaşımların iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini zedelememesi gerektiğini belirterek, kamuoyuna sağduyu çağrısında bulundu.
“Azerbaycan bağımsız bir devlettir”
Azerbaycan’ın Türkiye’nin kardeş ülkesi olduğunu ancak bağımsız bir devlet olarak kendi politikalarını belirleme hakkına sahip bulunduğunu ifade eden Özdağ, iki ülke arasındaki ilişkilerin üçüncü ülkelerle kurulan diplomatik bağlar üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.
Özdağ, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki müttefikliğin yalnızca siyasi liderlere veya belirli dönemlere bağlı olmadığını, köklü tarihsel ve kültürel bağlara dayandığını dile getirdi.
Karabağ zaferi Azerbaycan halkının başarısı
Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği siyasi, diplomatik ve askerî desteğe değinen Özdağ, zaferin Azerbaycan ordusuna ve halkına ait olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Azerbaycan’ın başarısıyla gurur duyduğunu belirten Özdağ, iki ülke arasındaki dayanışmanın karşılıklı saygı temelinde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Sosyal medyadaki provokasyonlara karşı çağrı
Azerbaycan’a yönelik hakaret içerikli paylaşımları eleştiren Özdağ, Türkiye’deki sosyal medya kullanıcılarının provokatif söylemlere karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Özdağ, Azerbaycan’a yönelik düşmanca tutumların Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine zarar verebileceğine dikkat çekti.
Azerbaycan halkına da seslenen Özdağ, sosyal medyadaki bazı hesapların tutumlarının Türk halkının tamamına mal edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bir millet, iki devlet”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin kalıcı olduğunu vurgulayan Özdağ, siyasi iktidarların değişebileceğini, krizlerin ve savaşların sona erebileceğini ancak iki ülke arasındaki bağların devam edeceğini ifade etti.
Özdağ, açıklamasında Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin korunması ve iki halk arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının sürdürülmesi gerektiği mesajını verdi.
Videonun Tam metni
Değerli yurttaşlarım, son günlerde ülkemiz sosyal medyasında Azerbaycan’ı ve Türkiye Azerbaycan ilişkilerine hedef alan
organize bir saldırı kampanyası yaşanıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında
Azerbaycan heyetinin salonu terk etmesine rağmen üçüncü katip düzeyinde bir temsilciyi bırakmış olmasını bahane eden
Bazı provokatörler ve troller tarafından kardeş Azerbaycan’a yönelik çok ağır bir saldırı kampanyası başlatıldı.
Bu organize sağlıklılığının arkasında hangi ülkelerin istihbarat örgütlerinin olduğunu tahmin edebiliyoruz.
Öncelikle şunu belirtmek isterim. Türkiye ve Azerbaycan dünya siyasi ve diplomasi tarihinde
hiç görülmemiş düzeyde bir yakınlık ve güçle birbirine bağlı iki müttefik ve kardeş ülkedir.
Bu düzeyde bir müttefiklik ilişkisi ne ABD, İngiltere arasında ne Almanya, Avusturya arasında ne de Rusya ve Beyaz Rusya arasında vardır. Bu eşsiz müttefiklik ilişkisi.
uluslararası ilişkiler uzmanlarının anlamakta zorlandığı ve dünyada bütün ülkelerin diplomasi yönetimlerinin kıskandığı bir husustur.
Çünkü dünya üzerinde hiçbir ülkenin Türkiye ve Azerbaycan arasında olduğu şekilde her şartla güvenebildiği bir ülke bulunmamaktadır.
Dünyanın her yerinde bir Türk diplomatının bulunmadığı bir platformda Bakü’den gelen diplomatlar Türkiye’yi tutarlar.
Canı gönülden temsil ederler. Azerbaycanlı diplomatların olmadığı yerde de Türk diplomatları Azerbaycan’ın menfaatlerini savunurlar.
ve dünyadaki bütün ülkelerin diplomatları gayet iyi bilir ki Azerbaycanlı bir diplomatın olduğu yerde
Türkiye aleyhinde konuşulamaz ve bir Türk diplomatın olduğu yerde de Azerbaycan aleyhinde konuşulamaz.
Türk diplomatları Azerbaycan’ın milli meseleleri için ve Azerbaycan diplomatları Türkiye’nin milli meseleleri için talimat beklemeden.
…kendiliğinden diplomatik girişimde bulunur… …nota yazar…
Söz alıp konuşma yapar, basına demeç verir. Hülasa milli olan, Türk olan her şeyi yapar.
Üçüncü bir ülkenin diplomatı karşısında Azerbaycanlı bir diplomat varsa bilir ki orada Türkiye’de de temsil edilmektedir.
Karşısında bir Türk diplomat varsa bilir ki orada Azerbaycan’da temsil edilmektedir.
Özetle Türkiye ve Azerbaycan yalnızca bizim gözümüzde değil, dünyanın gözünde de bir millet iki devlettir.
Bu arka planda öncelikle Türk halkına şunları ifade etmek istiyorum değerli yurttaşlarıma.
Azerbaycan’daki Türkiye sevgisi sözle tarif edilebilecek bir duygu değil.
Azerbaycan’da her evde bir Azerbaycan bayrağı bir de Türk bayrağı bulunur.
Türkiye’de Azerbaycan hakkında konuşacak herkesin önce bu gerçeği bilmesi gerekir. Gittim gözlerimle gördüm.
Azerbaycan elbette ki bizim kardeşimizdir ama aynı zamanda bağımsız bir devlettir.
İç politikasını, dış politikası, ekonomi politikası, enerji politikasını ya da istediği herhangi bir politikayı
kendi çıkarları dolusunda kendi iradesiyle belirleme hakkına sahip egemen bir devlettir.
Türkiye’nin ya da AKP iktidarının bir eyaleti değildir.
Azerbaycan’a olan bakışımızı Azerbaycan’ın üçüncü bir ülkeyle olan diplomatik ilişkileri belirleyemez.
Bu ilişkiler Türkiye’nin yaşamsal çıkarlarına doğrudan aykırı olmadığı sürece. Ki Azerbaycan böyle bir şeyi de asla yapmaz ve yapmıyor.
Azerbaycan’ı İsrail ile olan ilişkilerin nedeniyle eleştirmek hakkımız olmadığı gibi haklı bir eleştiri de değildir.
Çok detaylarına girmek istemiyorum ama İsrail ile Azerbaycan orasındaki ilişkilerden
Türkiye’de AK Parti iktidarının bile zaman zaman milli meselelerde istifade ettiğini bilelim.
Azerbaycan’ın İsrail’le olan ilişkileri için egemen bir devlet olarak kendi gerekçeleri vardır ve kendi açısından da haklıdır.
Azerbaycan halkı Filistin Azerbaycan’a yönelik düşmanca politikaları izlerken, kardeş Türkiye neden Filistin’e bu kadar yakın diye sormazken,
Bizim İsrail ile ilişkileri üzerinden Azerbaycan’ı suçlamamız hakkaniyetle bağdaşmaz.
Ayrıca İsrail ile ilişkilerin ölçü neden Birleşmiş Milletler salonundaki temsilci oluyor?
Örneğin İsrail ile ticaret açımı daha adil bir ölçüt olmaz mı?
İran’ın İsrail ile ilişkiler konusunda hayal edilebilecek ölçütlerin %90’ını da
AK Parti iktidarı Azerbaycan yönetimine kıyasla İsrail ile daha iyi ilişkilere sahip oldu. Güzel Türkçemizde çok güzel bir söz var.
Önce iğneyi kendine, sonra çuvaldası başkasına batır. AK Parti iktidarının kendisine bir dış politika başarısı yaratmak için
Karabağ’ı biz aldık, Karabağ’ı biz fethettik gibi…
Açıklamaları oldu. Evet, Türkiye Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’a siyasi, diplomatik ve askeri destek vermişti.
Evet, Türkiye’nin bu desteği sayesinde Azerbaycan’a yönelebilecek uluslararası baskı engellenmiş ya da azalmıştır. Bu da doğrudur.
Askeri başarıya da büyük katkımız olmuştur. Ancak savaşı Azerbaycan Türklüğü kazanmıştır.
Karabağ’ı Azerbaycan ordusu geri almıştır. Zafere kendi bileğinin hakkıyla ulaşmıştır.
Bu zafer önce kahraman Azerbaycan ordusuna sonra kenetlenen Azerbaycan halkına aittir.
Bize bu zaferin yalnızca gururunu yaşamak düşmüştür ki Azerbaycan halkı bu gururu bizimle cömertçe paylaşmıştır.
Zafer kutlamalarında Azerbaycan bayrağı kadar Türk bayrağı da taşınmıştır. Şimdi birileri bizim Azerbaycan’la aramamızın bozulmasını istiyor.
Bunların kimler olduğunu tahmin edebilirsiniz. Azerbaycan’da hiç kimse ister sokakta ister medyada ister sosyal medyada
Türkiye’ye dil uzattırmaz. Kardeşliğin gereği de budur. Şimdi bizim de üzerimize düşeni yapma günüdür.
Türkiye’de de hiç kimsenin Azerbaycan’a dil uzattırmayacağını göstermeliyiz.
Azerbaycan aleyhine paylaşım yapan provokatörlere ve trollere hak ettikleri cevabı vermeliyiz.
Şunu da biliniz ki Azerbaycan’a yapılan her düşmanlık Türkiye’ye doğrudan yapılamayan gizli bir düşmanlığın tezahürüdür. Burada AK Parti iktidarına da sesleniyorum.
Muhalif gazetecilere ve muhalif siyasetçilere karşı amansızca uygulanan dezenformasyon yasası sosyal medyada Azerbaycan’ın
paylaşım yapan trollere uygulanmalıdır aslında. Azerbaycan’a küfreden, hakaret eden hesaplar kapatılmalı. Sahiplerine karşı yasal işlemler başlatılmalıdır.
Türkiye Azerbaycan’a hakaret etmenin serbest olabileceği bir ülke değildir. Değerli yurttaşlarım unutmayın Azerbaycan bizim can kardeşimizdir.
Dünyadaki bütün ülkeler böyle bir can kardeşe sahip olmak için her şeylerini verirlerdi.
Bu kardeşliğin kıymetini bilmemiz gerekir. Aynı zamanda kardeşe yalnızca sevgi değil, saygı duymayı da öğrenmek gerekir.
Azerbaycan hem millet olarak hem devlet olarak bizim hem sevgimizi hem de saygımızı…
Fazlasıyla hak eden bir millet ve devlettir. Azerbaycan’a saygı duymak kendimize saygı duymak demektir.
Şimdi Azerbaycanlı kardeşlerime de seslenmek istiyorum. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik
ne İlham Aliyev ile başlamıştır ne Tayyip Erdoğan ile başlamıştır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki müttefiklik de Karabağ Savaşı ile başlamamıştır.
Bizim kardeşliğimizde, müttefikliğimizde 4 bin yıl önce Tanrı Dağı’nın eteklerinde başlamıştır.
Ve Türkiye’deki Azerbaycan sevgisi sizin tahmin ettiğinizden çok çok daha büyüktür değerli kardeşlerim.
Azerbaycan’a Bakü’deki Türk Büyükelçi’ne tayini çıkan bir Türk diplomatı bu tayini şu sözlerle reddetmiş ve gitmemiştir.
Ben hariciyeye diplomat olmak için girdim.
Diplomatlık demek Türkiye’yi yabancı ülkede temsil etmek demektir. Azerbaycan bağımsız bir devlettir ama yabancı bir ülke değildir.
Azerbaycan’da çalışırsam diplomat olmayı hakkıyla öğrenemem. Bu nedenle yabancı bir ülkeye tayinimi istiyorum.
Türk milletindeki ve devletindeki Azerbaycan anlayışı ve sevgisi işte budur. Karabağ’ın azatlığına ve Azerbaycan’ın torpak bir tövlüğünün
Berpa edilmesine biz de sizin kadar seviniyoruz. Kahraman ordunuzla biz de sizin gerek fethediyoruz.
Büyük Atatürk’ün deyişiyle kederiniz kederimiz, sevinciniz sevincimizdir.
Bundan hiçbir vahit şüphe etmemelisiniz. Türkçe’de bir söz var. Papaza kızıp oruç bozmak.
Şimdi içinizden bazılarının Türkiye’deki trollere kızıp Türkiye’ye ve Türk halkına öfkelendiğini görüyorum. Bu çok yanlış.
Ve papaza kızıp oruç bozmaya benziyor. Bu troller ve prokötörler Türkiye’yi ve Türk halkını temsil etmiyor.
Söyleyeceğiniz sözleri bunu bilerek söyleyiniz lütfen. İktidarlar gelir geçer. Savaşlar, krizler.
Geçer ama Türkiye-Azerbaycan kardeşliği baki kalır. Lütfen bunu unutmayınız.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hamninizi sevgi ve hürmetle selamlıyorum.

